Favoriler Notlarım Geşmişim
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
Saad Al Ghamdi
..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunus
`uẕran ev nüẕrâ.
Suleyman Ates
Özür yahut uyarmak için.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi Yazir
Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,
Saheeh International
As justification or warning,
Diyanet Isleri
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Diyanet Vakfi
(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.
Abdulbaki Golpinarli
Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun.
Ali Bulac
Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.
Suat Yildirim
Hak sahiplerine özür, yahut haksızlara tehdit olarak vahyi getiren melekler hakkı için:
Yasar Nuri Ozturk
Özür yahut uyarı için,
Edip Yuksel
Bir müjde veya uyarı olarak...
Ahmed Ali
To end all argument or to warn.
Ahmed Raza Khan
To complete the argument or to warn.
A. J. Arberry
excusing or warning,
Talal Itani
Excusing or warning.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad Darwish
excusing or warning,
Muhammad Sarwar
to provide excuses for some and to give warnings to others:
Wahiduddin Khan
to excuse some and warn others:
Abdullah Yusuf Ali
Whether of Justification or of Warning;-
Referans Makaleler