Favoriler Notlarım Geşmişim
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
۞ وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ ۖ وَإِن يَقُولُوا۟ تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ ۖ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌۭ مُّسَنَّدَةٌۭ ۖ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ ۚ هُمُ ٱلْعَدُوُّ فَٱحْذَرْهُمْ ۚ قَٰتَلَهُمُ ٱللَّهُ ۖ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ
Saad Al Ghamdi
..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunus
veiẕâ raeytehüm tü`cibüke ecsâmühüm. veiy yeḳûlû tesma` liḳavlihim. keennehüm ḫuşübüm müsennedeh. yaḥsebûne külle ṣayḥatin `aleyhim. hümü-l`adüvvu faḥẕerhüm. ḳâtelehümü-llâh. ennâ yü'fekûn.
Suleyman Ates
Onları gördüğün zaman cisimleri hoşuna gider (çünkü gösterişli adamlardır,) konuşsalar sözlerini dinlersin, onlar dayatılmış odunlar gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasıl da (haktan) döndürülüyorlar?
..diğer meâller
Elmalili Hamdi Yazir
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?
Saheeh International
And when you see them, their forms please you, and if they speak, you listen to their speech. [They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them. They are the enemy, so beware of them. May Allah destroy them; how are they deluded?
Diyanet Isleri
Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar.
Diyanet Vakfi
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?
Abdulbaki Golpinarli
Ve onları gördün mü, bedenleri hoşuna gider; ve konuşurlarsa sözlerini dinlersin; sanki onlar, dayanmış kerestelerdir; her bağrışı, kendi aleyhlerine sanırlar; onlar düşmandır, artık sakın onlardan, Allah gebertsin onları, nelere de kapılıyorlar.
Ali Bulac
Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.
Suat Yildirim
Onları gördüğünde kalıpları kıyafetleri senin hoşuna gider, onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verirsin. Gerçekte ise onlar, âdeta duvara dayatılan, ruhsuz kütüklere benzerler. İçleri boş, ödlek olduklarından çıkan her sesten pirelenir, her yeni haberi kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah belalarını versin onların! Nasıl da hakikatten vazgeçiriliyorlar. [9,30; 33,19]
Yasar Nuri Ozturk
Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin. Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan! Allah onları kahretsin! Nasıl da aldatıp döndürülüyorlar!
Edip Yuksel
Onları gördüğün zaman, görünüşleri hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar, dikilip dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanarlar; onlar gerçek düşmandır; onlardan sakın. ALLAH onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar!
Ahmed Ali
Pleasing seem their persons when you look at them; and when they talk, you listen to their speech. Yet they are like the wooden panelling of a wall. They imagine every rebuke to be directed against them. They are the enemies, beware of them. May God damn them, how pervert are they!
Ahmed Raza Khan
And when you see them, their appearance would please you; and when they speak, you would listen carefully to their speech; like wooden blocks propped against the wall; they assume every cry to be against them; they are the enemy, so beware of them; may Allah slay them! Where are they reverting!
A. J. Arberry
When thou seest them, their bodies please thee; but when they speak, thou listenest to their speech, and it is as they were propped-up timbers. They think every cry is against them. They are the enemy; so beware of them. God assail them! How they are perverted!
Talal Itani
When you see them, their appearance impresses you. And when they speak, you listen to what they say. They are like propped-up timber. They think every shout is aimed at them. They are the enemy, so beware of them. God condemns them; how deluded they are!
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad Darwish
When you see them their bodies please you, but when they speak and you listen to their sayings, they are like proppedup timber. Every shout (they hear) they take it to be against them. They are the enemy be wary of them. Allah kills them! How perverse they are!
Muhammad Sarwar
Their physical appearance attracts you when you see them and when they speak, you carefully listen to them. In fact, they are like propped up hollow trunks of wood (They are so cowardly) they think that every cry which they hear is against them. They are the enemy, so beware of them. May God condemn them. Where are they turning to, leaving behind the Truth?
Wahiduddin Khan
When you see them, their outward appearance pleases you; when they speak, you listen to what they say. But they are like propped up blocks of timber. They think that every shout is directed against them. They are the [real] enemies, so beware of them. The curse of God be upon them! How they turn away!
Abdullah Yusuf Ali
When thou lookest at them, their exteriors please thee; and when they speak, thou listenest to their words. They are as (worthless as hollow) pieces of timber propped up, (unable to stand on their own). They think that every cry is against them. They are the enemies; so beware of them. The curse of Allah be on them! How are they deluded (away from the Truth)!
Referans Makaleler