وَلَقَدْ مَكَّنَّٰهُمْ فِيمَآ إِن مَّكَّنَّٰكُمْ فِيهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعًۭا وَأَبْصَٰرًۭا وَأَفْـِٔدَةًۭ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَآ أَبْصَٰرُهُمْ وَلَآ أَفْـِٔدَتُهُم مِّن شَىْءٍ إِذْ كَانُوا۟ يَجْحَدُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
Saad Al Ghamdi ..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunusveleḳad mekkennâhüm fîmâ im mekkennâküm fîhi vece`alnâ lehüm sem`av veebṣârav veef'ideh. femâ agnâ `anhüm sem`uhüm velâ ebṣâruhüm velâ ef'idetühüm min şey'in iẕ kânû yecḥadûne biâyâti-llâhi veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.
Suleyman AtesOnlara size vermediğimiz servet ve kuvveti vermiştik, onlara kulaklar, gözler ve gönüller yaratmıştık. Fakat ne kulakları, ne gözleri ne de gönülleri kendilerine bir yarar sağladı. Zira (düşünüp ibret almıyorlar, tersine) bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıverdi.
Suleyman AtesOnlara size vermediğimiz servet ve kuvveti vermiştik, onlara kulaklar, gözler ve gönüller yaratmıştık. Fakat ne kulakları, ne gözleri ne de gönülleri kendilerine bir yarar sağladı. Zira (düşünüp ibret almıyorlar, tersine) bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıverdi.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi YazirAnd olsun ki, biz onlara size vermediğimiz imkanlar vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda sağlamadı. Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini bile bile inkâr ediyorlardı. Alay etmekte oldukları şey de onları sarıp kuşattı.
Saheeh InternationalAnd We had certainly established them in such as We have not established you, and We made for them hearing and vision and hearts. But their hearing and vision and hearts availed them not from anything [of the punishment] when they were [continually] rejecting the signs of Allah; and they were enveloped by what they used to ridicule.
Diyanet IsleriAnd olsun ki onlara, size vermediğimiz servet ve imkanı vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalbler vermiştik; ama kulakları, gözleri ve kalbleri onlara bir fayda sağlamadı, zira, Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlardı, alaya aldıkları şeyler onları kuşatıp yokediverdi.
Diyanet VakfiAndolsun ki, onlara da size vermediğimiz kudret ve serveti vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı. Zira bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıverdi.
Abdulbaki GolpinarliVe andolsun ki biz onlara, size vermediğimiz gücükuvveti vermiştik ve onlara kulak, göz ve gönül vermiştik; derken Allah'ın delillerini, bilebile inkar ettikleri zaman onlara gelen azabı, ne kulakları menedebilmişti ve ne gözleri ve ne gönülleri ve alay ettikleri, başlarına gelmişti.
Ali BulacAndolsun, Biz onları, sizleri kendisinde yerleşik kılmadığımız yerlerde (size vermediğimiz güç ve iktidar imkanlarıyla) yerleşik kıldık ve onlara işitme, görme (duygularını) ve gönüller verdik. Ancak ne işitme, ne görme (duyuları) ve ne gönülleri kendilerine herhangi bir şey sağlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşattı.
Suat YildirimGerçekten, Biz onlara, size vermediğimiz imkânlar vermiştik.Kulaklar, gözler ve gönüller lütfetmiştik kendilerine.Fakat ne kulakları, ne gözleri, ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda vermedi.Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini bile bile, inatla inkâr ediyorlardı.Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan sarıverdi.
Yasar Nuri OzturkYemin olsun, onlara, size vermediğimiz imkân ve kudreti vermiştik. Onlar için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturmuştuk. Fakat, işitme güçleri de gözleri de gönülleri de kendilerine hiçbir yarar sağlamadı/kendilerinden hiçbir şeyi uzaklaştıramadı; çünkü ayetlerimize karşı direniyorlardı. Ve alaya aldıkları şey, onları kuşatıp sardı.
Edip YukselSizi yerleştirmediğimiz yerlere yerleştirmiştik onları. Onlara işitme ve görme duyuları ile beyinler vermiştik. ALLAH'ın ayet ve mucizelerini bile bile inkar ettikleri için ne işitme, ne görme duyuları ve ne de beyinleri onlara hiç bir yarar sağlamadı. Alaya aldıkları şeyler kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.
Ahmed AliWe had strengthened them as We have not strengthened you, had given them ears and eyes and hearts; but nothing stood them in good stead, neither their ears nor eyes nor hearts, for they rejected the signs of God, and were seized by what they had mocked.
Ahmed Raza KhanAnd We had indeed given them the means which We have not given you, and made ears and eyes and hearts for them; so their ears and eyes and hearts did not benefit them at all because they used to deny the signs of Allah, and the punishment they used to mock at encompassed them.
A. J. ArberryAnd We had established them in that wherein We have not established you, and We appointed for them hearing, and sight, and hearts; and yet their hearing, their sight and their hearts availed them nothing, since they denied the signs of God, and they were encompassed by that they mocked at.
Talal ItaniWe had empowered them in the same way as We empowered you; and We gave them the hearing, and the sight, and the minds. But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way. That is because they disregarded the revelations of God; and so they became surrounded by what they used to ridicule.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAnd We had established them in that which We have not established you, and We made for them hearing, sight, and hearts, but their hearing, sight, andhearts did not help them a thing, because they disbelieved the signs of Allah. And what they mocked encompassed them.
Muhammad SarwarWe had established them more firmly in the land than you are. We had given them ears, eyes, and hearts but none of their ears, eyes, and hearts proved to be of any benefit to them; they rejected the revelations of God and the torment which they mocked brought upon them utter destruction.
Wahiduddin KhanWe had empowered them to an extent which We have not empowered you, [O people of later times]; and We had endowed them with hearing, and sight, and hearts: but neither their hearing, nor their sight, nor their hearts were of the least avail to them, since they went on rejecting God's revelations; and they were overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.
Abdullah Yusuf AliAnd We had firmly established them in a (prosperity and) power which We have not given to you (ye Quraish!) and We had endowed them with (faculties of) hearing, seeing, heart and intellect: but of no profit to them were their (faculties of) hearing, sight, and heart and intellect, when they went on rejecting the Signs of Allah; and they were (completely) encircled by that which they used to mock at!
Saheeh InternationalAnd We had certainly established them in such as We have not established you, and We made for them hearing and vision and hearts. But their hearing and vision and hearts availed them not from anything [of the punishment] when they were [continually] rejecting the signs of Allah; and they were enveloped by what they used to ridicule.
Diyanet IsleriAnd olsun ki onlara, size vermediğimiz servet ve imkanı vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve kalbler vermiştik; ama kulakları, gözleri ve kalbleri onlara bir fayda sağlamadı, zira, Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ediyorlardı, alaya aldıkları şeyler onları kuşatıp yokediverdi.
Diyanet VakfiAndolsun ki, onlara da size vermediğimiz kudret ve serveti vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı. Zira bile bile Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıverdi.
Abdulbaki GolpinarliVe andolsun ki biz onlara, size vermediğimiz gücükuvveti vermiştik ve onlara kulak, göz ve gönül vermiştik; derken Allah'ın delillerini, bilebile inkar ettikleri zaman onlara gelen azabı, ne kulakları menedebilmişti ve ne gözleri ve ne gönülleri ve alay ettikleri, başlarına gelmişti.
Ali BulacAndolsun, Biz onları, sizleri kendisinde yerleşik kılmadığımız yerlerde (size vermediğimiz güç ve iktidar imkanlarıyla) yerleşik kıldık ve onlara işitme, görme (duygularını) ve gönüller verdik. Ancak ne işitme, ne görme (duyuları) ve ne gönülleri kendilerine herhangi bir şey sağlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlardı. Alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşattı.
Suat YildirimGerçekten, Biz onlara, size vermediğimiz imkânlar vermiştik.Kulaklar, gözler ve gönüller lütfetmiştik kendilerine.Fakat ne kulakları, ne gözleri, ne de gönülleri kendilerine hiçbir fayda vermedi.Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini bile bile, inatla inkâr ediyorlardı.Neticede alaya aldıkları o azap kendilerini her taraftan sarıverdi.
Yasar Nuri OzturkYemin olsun, onlara, size vermediğimiz imkân ve kudreti vermiştik. Onlar için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturmuştuk. Fakat, işitme güçleri de gözleri de gönülleri de kendilerine hiçbir yarar sağlamadı/kendilerinden hiçbir şeyi uzaklaştıramadı; çünkü ayetlerimize karşı direniyorlardı. Ve alaya aldıkları şey, onları kuşatıp sardı.
Edip YukselSizi yerleştirmediğimiz yerlere yerleştirmiştik onları. Onlara işitme ve görme duyuları ile beyinler vermiştik. ALLAH'ın ayet ve mucizelerini bile bile inkar ettikleri için ne işitme, ne görme duyuları ve ne de beyinleri onlara hiç bir yarar sağlamadı. Alaya aldıkları şeyler kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.
Ahmed AliWe had strengthened them as We have not strengthened you, had given them ears and eyes and hearts; but nothing stood them in good stead, neither their ears nor eyes nor hearts, for they rejected the signs of God, and were seized by what they had mocked.
Ahmed Raza KhanAnd We had indeed given them the means which We have not given you, and made ears and eyes and hearts for them; so their ears and eyes and hearts did not benefit them at all because they used to deny the signs of Allah, and the punishment they used to mock at encompassed them.
A. J. ArberryAnd We had established them in that wherein We have not established you, and We appointed for them hearing, and sight, and hearts; and yet their hearing, their sight and their hearts availed them nothing, since they denied the signs of God, and they were encompassed by that they mocked at.
Talal ItaniWe had empowered them in the same way as We empowered you; and We gave them the hearing, and the sight, and the minds. But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way. That is because they disregarded the revelations of God; and so they became surrounded by what they used to ridicule.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAnd We had established them in that which We have not established you, and We made for them hearing, sight, and hearts, but their hearing, sight, andhearts did not help them a thing, because they disbelieved the signs of Allah. And what they mocked encompassed them.
Muhammad SarwarWe had established them more firmly in the land than you are. We had given them ears, eyes, and hearts but none of their ears, eyes, and hearts proved to be of any benefit to them; they rejected the revelations of God and the torment which they mocked brought upon them utter destruction.
Wahiduddin KhanWe had empowered them to an extent which We have not empowered you, [O people of later times]; and We had endowed them with hearing, and sight, and hearts: but neither their hearing, nor their sight, nor their hearts were of the least avail to them, since they went on rejecting God's revelations; and they were overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.
Abdullah Yusuf AliAnd We had firmly established them in a (prosperity and) power which We have not given to you (ye Quraish!) and We had endowed them with (faculties of) hearing, seeing, heart and intellect: but of no profit to them were their (faculties of) hearing, sight, and heart and intellect, when they went on rejecting the Signs of Allah; and they were (completely) encircled by that which they used to mock at!