وَأَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَٰهُمْ فَٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْعَمَىٰ عَلَى ٱلْهُدَىٰ فَأَخَذَتْهُمْ صَٰعِقَةُ ٱلْعَذَابِ ٱلْهُونِ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
Saad Al Ghamdi ..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunusveemmâ ŝemûdü fehedeynâhüm festeḥabbü-l`amâ `ale-lhüdâ feeḫaẕethüm ṣâ`iḳatü-l`aẕâbi-lhûni bimâ kânû yeksibûn.
Suleyman AtesSemud(kavmin)e gelince onlara yol gösterdik; fakat onlar, körlüğü doğru yolu bulmağa yeğlediler. Böylece yaptıkları yüzünden alçaltıcı azab yıldırımı onları yakaladı.
Suleyman AtesSemud(kavmin)e gelince onlara yol gösterdik; fakat onlar, körlüğü doğru yolu bulmağa yeğlediler. Böylece yaptıkları yüzünden alçaltıcı azab yıldırımı onları yakaladı.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi YazirSemûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu gösterdik. Fakat onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Bunun üzerine kazandıkları kötülük yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarpıverdi.
Saheeh InternationalAnd as for Thamud, We guided them, but they preferred blindness over guidance, so the thunderbolt of humiliating punishment seized them for what they used to earn.
Diyanet IsleriSemud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.
Diyanet VakfiSemud'a gelince onlara doğru yolu gösterdik, ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Böylece yapmakta oldukları kötülükler yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarptı.
Abdulbaki GolpinarliSemud'aysa doğru yolu gösterdik de onlar, körlüğü, hidayetten üstün görüp sevdiler, onları da, kazandıklarına karşılık aşağılatıcı bir azabın gelip çatıvermesiyle helak ettim.
Ali BulacSemud'a gelince; Biz onlara doğru yolu gösterdik, fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Böylece kazandıkları şeyler yüzünden onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakalayıverdi.
Suat YildirimSemûd halkına gelince Biz onlara da doğru yolu gösterdik; fakat onlar körlüğü hidâyete tercih ettiler.Derken işledikleri işler sebebiyle alçaltıcı bir azap yıldırımı onları alıverdi.
Yasar Nuri OzturkSemûd'a gelince, biz onlara kılavuzluk ettik ama onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Bunun üzerine, kazandıkları yüzünden, alçaltıcı azabın yıldırımı onları yakaladı.
Edip YukselSemud'a gelince, onlara yolu gösterdik. Ne var ki onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Sonunda, kazandıklarına karşılık, onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakaladı.
Ahmed AliAs for the (tribe of) Thamud, We tried to guide them, but they preferred blindness to guidance; then they were seized by the torment of a humiliating punishment as requital for their misdeeds;
Ahmed Raza KhanAnd regarding the Thamud, We showed them the right path – so they chose to be blind above being guided, therefore the thunderbolt of the disgraceful punishment overcame them – the recompense of their deeds.
A. J. ArberryAs for Thamood, We guided them, but they preferred blindness above guidance, so the thunderbolt of the chastisement of humiliation seized them for that they were earning.
Talal ItaniAnd as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance. So the thunderbolt of the humiliating punishment seized them, because of what they used to earn.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAs for Thamood, We (offered) them Our Guidance, but they preferred blindness to guidance. So a thunderbolt of the humiliating punishment seized them because of what they had earned;
Muhammad SarwarWe sent guidance to the people of Thamud but they preferred blindness to guidance so a humiliating blast of torment struck them for their evil deeds.
Wahiduddin KhanAs for the Thamud We offered them Our guidance, but they preferred blindness to guidance. So the lightning-bolt of the punishment of humiliation seized them on account of their misdeeds.
Abdullah Yusuf AliAs to the Thamud, We gave them Guidance, but they preferred blindness (of heart) to Guidance: so the stunning Punishment of humiliation seized them, because of what they had earned.
Saheeh InternationalAnd as for Thamud, We guided them, but they preferred blindness over guidance, so the thunderbolt of humiliating punishment seized them for what they used to earn.
Diyanet IsleriSemud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.
Diyanet VakfiSemud'a gelince onlara doğru yolu gösterdik, ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Böylece yapmakta oldukları kötülükler yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarptı.
Abdulbaki GolpinarliSemud'aysa doğru yolu gösterdik de onlar, körlüğü, hidayetten üstün görüp sevdiler, onları da, kazandıklarına karşılık aşağılatıcı bir azabın gelip çatıvermesiyle helak ettim.
Ali BulacSemud'a gelince; Biz onlara doğru yolu gösterdik, fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Böylece kazandıkları şeyler yüzünden onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakalayıverdi.
Suat YildirimSemûd halkına gelince Biz onlara da doğru yolu gösterdik; fakat onlar körlüğü hidâyete tercih ettiler.Derken işledikleri işler sebebiyle alçaltıcı bir azap yıldırımı onları alıverdi.
Yasar Nuri OzturkSemûd'a gelince, biz onlara kılavuzluk ettik ama onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Bunun üzerine, kazandıkları yüzünden, alçaltıcı azabın yıldırımı onları yakaladı.
Edip YukselSemud'a gelince, onlara yolu gösterdik. Ne var ki onlar körlüğü hidayete tercih ettiler. Sonunda, kazandıklarına karşılık, onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakaladı.
Ahmed AliAs for the (tribe of) Thamud, We tried to guide them, but they preferred blindness to guidance; then they were seized by the torment of a humiliating punishment as requital for their misdeeds;
Ahmed Raza KhanAnd regarding the Thamud, We showed them the right path – so they chose to be blind above being guided, therefore the thunderbolt of the disgraceful punishment overcame them – the recompense of their deeds.
A. J. ArberryAs for Thamood, We guided them, but they preferred blindness above guidance, so the thunderbolt of the chastisement of humiliation seized them for that they were earning.
Talal ItaniAnd as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance. So the thunderbolt of the humiliating punishment seized them, because of what they used to earn.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAs for Thamood, We (offered) them Our Guidance, but they preferred blindness to guidance. So a thunderbolt of the humiliating punishment seized them because of what they had earned;
Muhammad SarwarWe sent guidance to the people of Thamud but they preferred blindness to guidance so a humiliating blast of torment struck them for their evil deeds.
Wahiduddin KhanAs for the Thamud We offered them Our guidance, but they preferred blindness to guidance. So the lightning-bolt of the punishment of humiliation seized them on account of their misdeeds.
Abdullah Yusuf AliAs to the Thamud, We gave them Guidance, but they preferred blindness (of heart) to Guidance: so the stunning Punishment of humiliation seized them, because of what they had earned.