قَالُوا۟ طَٰٓئِرُكُم مَّعَكُمْ ۚ أَئِن ذُكِّرْتُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌۭ مُّسْرِفُونَ
Saad Al Ghamdi ..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunusḳâlû ṭâiruküm me`aküm. ein ẕükkirtüm. bel entüm ḳavmüm müsrifûn.
Suleyman Ates(Elçiler) Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdedir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz aşırı giden bir kavimsiniz."
Suleyman Ates(Elçiler) Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdedir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz aşırı giden bir kavimsiniz."
..diğer meâller
Elmalili Hamdi YazirPeygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."
Saheeh InternationalThey said, "Your omen is with yourselves. Is it because you were reminded? Rather, you are a transgressing people."
Diyanet IsleriElçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi.
Diyanet VakfiElçiler şöyle cevap verdi: Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz.
Abdulbaki GolpinarliOnlar da, uğursuzluğunuz demişlerdi, kendinizden; öğüt verilirse de mi yapacaksınız bunu? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.
Ali BulacDediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."
Suat YildirimResuller cevap verdiler:“Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imânsızsınız, irşâd edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz?Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!”
Yasar Nuri OzturkDediler: "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz."
Edip YukselDediler ki, "Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanmaktadır. Size uyarıda bulunulduğu için mi? Siz gerçekten sınırı aşan bir topluluksunuz."
Ahmed Ali(The messengers) said: "The augury is within your own selves. Do you (consider it a bad omen) that you should be warned? You are a people guilty of excess."
Ahmed Raza KhanThey said, “Your evil omens are with you! What! You get annoyed for being advised? In fact you are a people who transgress the limits!”
A. J. ArberryThey said, 'Your augury is with you; if you are reminded? But you are a prodigal people.'
Talal ItaniThey said, “Your evil omen is upon you. Is it because you were reminded? But you are an extravagant people.”
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishThey said: 'Your prediction is with you, if you are reminded. Surely, you are but a wayward nation'
Muhammad SarwarThe Messengers said, "This ill omen lies within yourselves. Will you then take heed? In fact, you are a transgressing people."
Wahiduddin KhanThey said, "Your evil augury be with you! Is it because you are admonished about the truth? Surely, you are a people transgressing all bounds!"
Abdullah Yusuf AliThey said: "Your evil omens are with yourselves: (deem ye this an evil omen). If ye are admonished? Nay, but ye are a people transgressing all bounds!"
Saheeh InternationalThey said, "Your omen is with yourselves. Is it because you were reminded? Rather, you are a transgressing people."
Diyanet IsleriElçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi.
Diyanet VakfiElçiler şöyle cevap verdi: Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk mudur? Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz.
Abdulbaki GolpinarliOnlar da, uğursuzluğunuz demişlerdi, kendinizden; öğüt verilirse de mi yapacaksınız bunu? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.
Ali BulacDediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."
Suat YildirimResuller cevap verdiler:“Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imânsızsınız, irşâd edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz?Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!”
Yasar Nuri OzturkDediler: "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz."
Edip YukselDediler ki, "Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanmaktadır. Size uyarıda bulunulduğu için mi? Siz gerçekten sınırı aşan bir topluluksunuz."
Ahmed Ali(The messengers) said: "The augury is within your own selves. Do you (consider it a bad omen) that you should be warned? You are a people guilty of excess."
Ahmed Raza KhanThey said, “Your evil omens are with you! What! You get annoyed for being advised? In fact you are a people who transgress the limits!”
A. J. ArberryThey said, 'Your augury is with you; if you are reminded? But you are a prodigal people.'
Talal ItaniThey said, “Your evil omen is upon you. Is it because you were reminded? But you are an extravagant people.”
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishThey said: 'Your prediction is with you, if you are reminded. Surely, you are but a wayward nation'
Muhammad SarwarThe Messengers said, "This ill omen lies within yourselves. Will you then take heed? In fact, you are a transgressing people."
Wahiduddin KhanThey said, "Your evil augury be with you! Is it because you are admonished about the truth? Surely, you are a people transgressing all bounds!"
Abdullah Yusuf AliThey said: "Your evil omens are with yourselves: (deem ye this an evil omen). If ye are admonished? Nay, but ye are a people transgressing all bounds!"
