نَّحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِٱلْحَقِّ ۚ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ ءَامَنُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَٰهُمْ هُدًۭى
Saad Al Ghamdi ..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunusnaḥnü neḳuṣṣu `aleyke nebeehüm bilḥaḳḳ. innehüm fityetün âmenû birabbihim vezidnâhüm hüdâ.
Suleyman AtesBiz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Suleyman AtesBiz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi YazirBiz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.
Saheeh InternationalIt is We who relate to you, [O Muhammad], their story in truth. Indeed, they were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Diyanet IsleriOnların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
Diyanet VakfiBiz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.
Abdulbaki GolpinarliOnların ahvalini gerçek olarak sana haber veriyor, hikaye ediyoruz. Şüphe yok ki onlar, Rablerine inanmışlardı ve biz de hidayetlerini arttırmıştık onların.
Ali BulacBiz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Suat YildirimBaşlarından geçen olayı Biz sana doğru olarak anlatıyoruz.Gerçekten onlar Rab'lerine tam iman etmiş gençlerdi.Biz de onların hidâyetlerini ve yakinlerini artırdık. [9,124; 48,4]
Yasar Nuri OzturkBiz onların haberlerini sana doğru bir şekilde anlatacağız. Şu bir gerçek ki onlar, Rablerine iman etmiş bir yiğitler grubuydu. Ve biz de onların hidayetini artırdık.
Edip YukselOnların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerine inanmış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Ahmed AliWe narrate their story to you in all truth. They were a few young men who believed in their Lord; so We gave them greater guidance.
Ahmed Raza KhanWe shall narrate their account to you accurately; they were young men who believed in their Lord, and We increased the guidance for them.
A. J. ArberryWe will relate to thee their tidings truly. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Talal ItaniWe relate to you their story in truth. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishIn truth We tell to you their news. They were young men who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Muhammad SarwarWe tell you this story for a genuine purpose. They were young people who believed in their Lord and We gave them further guidance.
Wahiduddin KhanWe shall tell you their story as it really was. They were young men who believed in their Lord, and on whom We bestowed further guidance.
Abdullah Yusuf AliWe relate to thee their story in truth: they were youths who believed in their Lord, and We advanced them in guidance:
Saheeh InternationalIt is We who relate to you, [O Muhammad], their story in truth. Indeed, they were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Diyanet IsleriOnların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
Diyanet VakfiBiz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.
Abdulbaki GolpinarliOnların ahvalini gerçek olarak sana haber veriyor, hikaye ediyoruz. Şüphe yok ki onlar, Rablerine inanmışlardı ve biz de hidayetlerini arttırmıştık onların.
Ali BulacBiz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.
Suat YildirimBaşlarından geçen olayı Biz sana doğru olarak anlatıyoruz.Gerçekten onlar Rab'lerine tam iman etmiş gençlerdi.Biz de onların hidâyetlerini ve yakinlerini artırdık. [9,124; 48,4]
Yasar Nuri OzturkBiz onların haberlerini sana doğru bir şekilde anlatacağız. Şu bir gerçek ki onlar, Rablerine iman etmiş bir yiğitler grubuydu. Ve biz de onların hidayetini artırdık.
Edip YukselOnların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerine inanmış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.
Ahmed AliWe narrate their story to you in all truth. They were a few young men who believed in their Lord; so We gave them greater guidance.
Ahmed Raza KhanWe shall narrate their account to you accurately; they were young men who believed in their Lord, and We increased the guidance for them.
A. J. ArberryWe will relate to thee their tidings truly. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Talal ItaniWe relate to you their story in truth. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishIn truth We tell to you their news. They were young men who believed in their Lord, and We increased them in guidance.
Muhammad SarwarWe tell you this story for a genuine purpose. They were young people who believed in their Lord and We gave them further guidance.
Wahiduddin KhanWe shall tell you their story as it really was. They were young men who believed in their Lord, and on whom We bestowed further guidance.
Abdullah Yusuf AliWe relate to thee their story in truth: they were youths who believed in their Lord, and We advanced them in guidance: