وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًۭٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Saad Al Ghamdi ..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunusvellâhü aḫraceküm mim büṭûni ümmehâtiküm lâ ta`lemûne şey'ev vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'idete le`alleküm teşkürûn.
Suleyman AtesAllah sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.
Suleyman AtesAllah sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi YazirAllah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz. Şükredesiniz diye size işitme (duygusu), gözler ve gönüller verdi.
Saheeh InternationalAnd Allah has extracted you from the wombs of your mothers not knowing a thing, and He made for you hearing and vision and intellect that perhaps you would be grateful.
Diyanet IsleriAllah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.
Diyanet VakfiSiz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
Abdulbaki GolpinarliVe Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.
Ali BulacAllah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.
Suat YildirimAllah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz.Öyle iken size kulaklar, gözler, kalpler verdi ki şükredesiniz. [67,23-24]
Yasar Nuri OzturkAllah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi.
Edip YukselALLAH sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz. Size işitme, görme duyuları ve beyinler verdi ki şükredesiniz.
Ahmed AliGod produced you from your mothers' wombs knowing nothing, but gave you ears and eyes and hearts so that you may be grateful.
Ahmed Raza KhanAnd Allah brought you forth from your mothers’ wombs, whilst you did not know anything* – and gave you ears and eyes and hearts, for you to be grateful. (* Prophet Mohammed and Prophet Jesus, among others, are exceptions to this rule – peace and blessings be upon them.)
A. J. ArberryAnd it is God who brought you forth from your mothers' wombs, and He appointed for you hearing, and sight, and hearts, that haply so you will be thankful.
Talal ItaniGod brought you out of your mothers’ wombs, not knowing anything; and He gave you the hearing, and the eyesight, and the brains; that you may give thanks.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAllah brought you out of your mothers' wombs, and gave you hearing, sight and hearts, in order that you be thankful.
Muhammad SarwarWhen God brought you out of your mothers wombs, you knew nothing. He gave you ears, eyes, and hearts so that perhaps you would give Him thanks.
Wahiduddin KhanGod brought you forth from the wombs of your mothers while you knew nothing, and gave you hearing and sight and hearts, so that you might be grateful.
Abdullah Yusuf AliIt is He Who brought you forth from the wombs of your mothers when ye knew nothing; and He gave you hearing and sight and intelligence and affections: that ye may give thanks (to Allah).
Saheeh InternationalAnd Allah has extracted you from the wombs of your mothers not knowing a thing, and He made for you hearing and vision and intellect that perhaps you would be grateful.
Diyanet IsleriAllah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir.
Diyanet VakfiSiz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
Abdulbaki GolpinarliVe Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.
Ali BulacAllah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.
Suat YildirimAllah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz.Öyle iken size kulaklar, gözler, kalpler verdi ki şükredesiniz. [67,23-24]
Yasar Nuri OzturkAllah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi.
Edip YukselALLAH sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz. Size işitme, görme duyuları ve beyinler verdi ki şükredesiniz.
Ahmed AliGod produced you from your mothers' wombs knowing nothing, but gave you ears and eyes and hearts so that you may be grateful.
Ahmed Raza KhanAnd Allah brought you forth from your mothers’ wombs, whilst you did not know anything* – and gave you ears and eyes and hearts, for you to be grateful. (* Prophet Mohammed and Prophet Jesus, among others, are exceptions to this rule – peace and blessings be upon them.)
A. J. ArberryAnd it is God who brought you forth from your mothers' wombs, and He appointed for you hearing, and sight, and hearts, that haply so you will be thankful.
Talal ItaniGod brought you out of your mothers’ wombs, not knowing anything; and He gave you the hearing, and the eyesight, and the brains; that you may give thanks.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad DarwishAllah brought you out of your mothers' wombs, and gave you hearing, sight and hearts, in order that you be thankful.
Muhammad SarwarWhen God brought you out of your mothers wombs, you knew nothing. He gave you ears, eyes, and hearts so that perhaps you would give Him thanks.
Wahiduddin KhanGod brought you forth from the wombs of your mothers while you knew nothing, and gave you hearing and sight and hearts, so that you might be grateful.
Abdullah Yusuf AliIt is He Who brought you forth from the wombs of your mothers when ye knew nothing; and He gave you hearing and sight and intelligence and affections: that ye may give thanks (to Allah).