Favoriler Notlarım Geşmişim
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
وَجَآءَتْ سَيَّارَةٌۭ فَأَرْسَلُوا۟ وَارِدَهُمْ فَأَدْلَىٰ دَلْوَهُۥ ۖ قَالَ يَٰبُشْرَىٰ هَٰذَا غُلَٰمٌۭ ۚ وَأَسَرُّوهُ بِضَٰعَةًۭ ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ
Saad Al Ghamdi
..
Mishary Rashid al Afasy
Turkce Okunus
vecâet seyyâratün feerselû vâridehüm feedlâ delveh. ḳâle yâ büşrâ hâẕâ gulâm. veeserrûhü biḍâ`ah. vellâhü `alîmüm bimâ ya`melûn.
Suleyman Ates
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler, (o da gidip kuyuya) kovasını sarkıttı: "Müjde, dedi, işte bir oğlan!" Onu ticaret için sakladılar, halbuki Allah, onların ne yaptıklarını biliyordu.
..diğer meâller
Elmalili Hamdi Yazir
Daha sonra bir kafile gelmiş, sucularını da göndermişlerdi. Vardı, kovasını kuyuya saldı, "Müjde hey, müjde! İşte bir çocuk!" dedi. Ve onu satılık bir mal olarak gizleyip korudular. Allah ise onların ne yapacaklarını biliyordu.
Saheeh International
And there came a company of travelers; then they sent their water drawer, and he let down his bucket. He said, "Good news! Here is a boy." And they concealed him, [taking him] as merchandise; and Allah was knowing of what they did.
Diyanet Isleri
Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler; sucu kovasını kuyuya saldı, "Müjde! İşte bir oğlan" dedi. Yusuf'u alıp onu ticari bir mal olarak sakladılar. Oysa Allah yaptıklarını bilir.
Diyanet Vakfi
Bir kervan geldi ve sucularını (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasını saldı, (Yusufu görünce) "Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu bir ticaret malı olarak sakladılar. Allah onların yaptıklarını çok iyi bilir.
Abdulbaki Golpinarli
Derken bir yolcu kafilesi geçerken kuyudan su almak için birini yollamışlardı, o da kovasını kuyuya salınca müjde diye bağırmıştı, burada bir genç var ve onu çıkarıp bir ticaret malı gibi gizlemişlerdi; Allah'sa onların yaptıklarını biliyordu.
Ali Bulac
Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. "Hey müjde... Bu bir çocuk." dedi. Ve onu (kuyudan çıkarıp) 'ticaret konusu bir mal' olarak sakladılar. Oysa Allah, yapmakta olduklarını bilendi.
Suat Yildirim
(Gelelim Yusuf'a) Öteden bir kafile gelmiş, sucularını kuyuya göndermişlerdi. Saka vardı, kovasını sarkıttı. “A müjde! müjde! işte bir civan!” dedi.Sucu ile yanındakiler, onu ticaret malı olarak satmak niyetiyle, kafilede olanlara onu bildirmeyip gizlediler. Ama Allah Teâlâ, onların ne yapacaklarını pek iyi biliyordu!
Yasar Nuri Ozturk
Bir yolcu kafilesi gelmişti. Sucularını gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. "Müjde! Bu bir oğlan!" diye haykırdı. Ticaret maksadıyla onu sakladılar. Allah ne yaptıklarını çok iyi biliyordu.
Edip Yuksel
Oradan geçmekte olan bir kervan, sucularını gönderdi, kovasını sarkıtınca: "Müjde, burada bir erkek çocuğu var!," dedi. Onu ticari bir mal olarak sakladılar. ALLAH onların yaptıklarını biliyordu.
Ahmed Ali
A caravan happened to pass, and sent the water-carrier to bring water from the well. He let down his bucket (and pulled Joseph up with it). "What luck," said the man; "here is a boy;" and they hid him as an item of merchandise; but what they did was known to God.
Ahmed Raza Khan
And there came a caravan – so they sent their water-drawer, he therefore lowered his pail; he said, “What good luck, this is a boy!”; and they hid him as a treasure; and Allah knows what they do.
A. J. Arberry
Then came travellers, and they sent one of them, a water-drawer, who let down his bucket. 'Good news!' he said. 'Here is a young man.' So they hid him as merchandise; but God knew what they were doing.
Talal Itani
A caravan passed by, and they sent their water-carrier. He lowered his bucket, and said, “Good news. Here is a boy.” And they hid him as merchandise. But God was aware of what they did.
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad Darwish
Thereafter travelers came, and sent their waterman. And when he had let down his pail, (he cried:) 'Rejoice, a boy' Then they concealed him among their merchandise, but Allah knew what they did.
Muhammad Sarwar
A caravan came by and sent their water carrier out to the well. When he drew out Joseph in his bucket, he shouted, "Glad news, a young boy!" The people of the caravan hid him amongst their belongings. God knows well what they do.
Wahiduddin Khan
And there came a caravan of travellers and they sent their water-drawer to draw water from the well. He let down his bucket into the well and he exclaimed, "Oh, what a lucky find, here is a boy!" They hid him like a piece of merchandise, but God knew well what they did.
Abdullah Yusuf Ali
Then there came a caravan of travellers: they sent their water-carrier (for water), and he let down his bucket (into the well)... He said: "Ah there! Good news! Here is a (fine) young man!" So they concealed him as a treasure! But Allah knoweth well all that they do!