20
Arapçada mimli masdar (mim harfi ile masdar) nasıl yapılır?

Mimli masdar, başında fazladan bir mim harfi (م) bulunan masdardır. Fiile işin yapıldığı yer veya zaman anlamı verir.

Mimli masdar, başında fazladan bir mim harfi (م) bulunan masdardır. Fiile işin yapıldığı yer veya zaman anlamı verir.
 
mimli masdar
ism-i zaman bir işin yapılığı zaman
ism-i mekan bir işin yapılığı mekan

Üç harfli fiillerin ism-i zaman (manası zaman belirten isim) ve ism-i mekan (manası mekan belirten isim) kalıpları aynıdır.
Mimli masdar iki kalıptan birine uyar. مَفْعَلٌ ya da مَفْعِلٌ ve mim isme üstün ile bağlanır. İsm-i alet de ise esre ile bağlanır.
 
مَفْعَلٌ
مَكْتَبٌ مَفْعَلٌ
كَتَبَ  مَكْتَبٌ yazmak, yazma yeri (yazıhane)
لَعِبَ مَلْعَبٌ oynamak, oyun yeri, (oyun sahası)
سَكَنَ مَسْكَنٌ ikamet etmek, ikame yeri (mesken)
ذَهَبَ مَذْهَبٌ gitmek, gitme yeri (mezheb)
طَبَخَ مَطْبَخٌ pişirmek, pişirme yeri  (mutfak)
دَخَلَ مَدْخَلٌ girmek, giriş yeri (giriş)
خَرَجَ مَخْرَجٌ çıkmak, çıkış yeri (çıkış)
İsmin sonuna tâ-i merbûta (ة)  eklendiğinde "bir şeyin çok olduğu, bir işin çok yapıldığı yer" anlamını verir.
دَرَسَ
ders yaptı
مَدْرَسَةٌ çok ders yapılan yer (okul)
كَتَبَ
yazdı
مَكْتَبَةٌ çok yazılan yer (kütüphane, sıra)
قَبَرَ
gömdü
مَقْبَرَةٌ çok gömülen yer (kabir)
طَبَعَ
bastı
مَطْبَعَةٌ çok basılan yer (matbaa)
حَكَمَ
hükmetti
مَحْكَمَةٌ çok hükmedilen yer (mahkeme)
مَلَكَ
sahip oldu
مَمْلَكَةٌ çok sahip olunan yer (krallık)
 
مَفْعِلٌ
مَجْلِسٌ مَفْعِلٌ
جَلَسَ
oturdu
مَجْلِسٌ
 
oturmak, oturma yeri, (meclis)
نَزَلَ
indi
مَنْزِلٌ inmek, inilecek yerr (ev)
وَضَعَ  يَضَعُ
koydu
مَوْضِعٌ koymak, konulacak yer, (yer, mevzi)
وَقَفَ يَقِفُ
durdu, ayakta durdu
مَوْقِفٌ durma, durma yeri (durak, mevki)
وَلَدَ يَلِدُ
doğurdu
مَوْلِدٌ doğurmak, doğum yeri ve zamanı (doğum)
وَعَدَ - يَعِدُ
vaad etti, söz verdi
مَوْعِدٌ söz (vaad) verilen yer, zaman (randevu)
يَسَرَ
kumar oynadı
مَيْسِرٌ kumar oynama, kumar oynama yeri (kumarhane)
سَجَدَ
secde etti
مَسْجِدٌ secde etmek, secde yeri (mescid)
شَرَقَ
doğdu
مَشْرِقٌ doğmak, doğma yeri (doğu, şark)
غَرَبَ
batıyor
مَغْرِبٌ batmak, batış yeri ve zamanı (batı, garb)
عَرَفَ
bildi, tanıdı
مَعْرِفَةٌ bilmek, ariflik, marifet
غَفَرَ
bağışladı
مَغْفِرَةٌ bağışlamak, mağfiret
وَعَظَ يَعِظُ
vaaz verdi, nasihat etti
مَوْعِظَةٌ öğüt vermek
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
Başka bir sorunuz mu var?
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

İlgili Konu
İsim
İlgili Kayıtlar
İlgili Sorular
Benzer Kayıtlar
İlginizi Çekebilir