00
Sırtımdaki Yük

Meczubun biri önce camiye girer, son hızla dışarı koşar ve tekrar sırtında bir yığın odunla içeri girer.

Meczubun biri camiye girer, etrafı süzer  şaşkınca, sonra hızla çıkar gider. Az sonra sırtına bağladığı odunlarla tekrar gelir camiye ve namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar.

Sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını. Eğilip kalktıkça yere düşen odunların çıkardığı ses cemaati de rahatsız eder. Nihayet namaz biter. Herkes homurdanmaya, söylenmeye başlar. İmam şefkatle yaklaşır meczubun yanına:
-Oğlum sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de bizi rahatsız ettin, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?
Bunu duyan meczup sorar:
-Adetiniz böyle değil mi? Ben öyle sandım.
-Ne adeti?, der hoca şaşkınlıkla.

Cemaat de toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olanları izlemektedir.

-Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte. Kızacaksan herkese kız.

Cemaatte "deli işte" der gibi gülüşmeler başlar. Meczub öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek:
-Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı. Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı. Boş yoktu, hiç boş yoktu, diye tekrarlar.

Hoca dayanamaz:
-Bende ne vardı evladım.
-Bir inek. En çok da sana şaştım zaten hoca.

Cemaatte yine gülüşmeler başlar, ama gülerken anlarlar meczubun söyledikleri aslında namaz esnasında akıllarından geçenlerdir.
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

İlgili Konu
Dini Hikayeler
İlgili Kayıtlar
Benzer Kayıtlar
İlginizi Çekebilir