00
Çarşı Pazar

Hârûn Reşîd, Behlül'e çarşı pazar ağalığı görevini verdi. Vazifesi esnafı denetlemekti.

Bir gün Hârûn Reşîd Behlül Dânâ'yı bir göreve tayin ettin. Buna göre Behlül esnafı dolaşacak, denetleme yapacaktı. Bu işe çarşı pazar ağalığı deniyordu.

Behlül ilk iş olarak bir fırına gitti.

Birkaç tane ekmeği tarttı. Ekmekler olması gerekenden daha hafifti. Fırıncıya şunu sordu:
-Nasıl geçinebiliyor musun, çoluk çocuğun iyiler mi, ağzının tadı var mı, hayatından memnun musun?

Fırıncı hayatından bıkmış bir şekilde sorulan bütün sorulara olumsuz yanıt verdi.

Behlül fırıncıya bir şey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti.

O fırında da benzer şekilde ekmekleri tarttı. Tartı eksik değildi, ekmekler olması gerekenden ağır geliyordu. Bu sefer aynı soruları tekrar sordu.

Bu fırıncı öncekinin aksine  hayatından memnundu.

Behlül başka bir yere uğramadan saraya döndü ve Hârûn Reşîd'e bu görevi tamamlandığını söyledi. Başka bir vazife istedi.

Hârûn Reşîd:
-Daha yeni bu işe başladın Behlül. Ne çabuk sıkıldın bu işten?

Behlül yanıtladı:
-Bana gerek yokmuş, lakin zaten çarşı pazarın ağası varmış. Ben vazifeye atılmadan o zaten ekmekleri de vicdanları da tartmış, hesabı görmüş, cezayı kesmiş, ödülü vermiş. Bana ihtiyaç kalmamış.
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

İlgili Konu
Dini Hikayeler
İlgili Kayıtlar
Benzer Kayıtlar
İlginizi Çekebilir