00
Bir Avuç Toprak

Yoksul adam, deniz kenarında oltasıyla balık tutuyordu. Deniz pek cömert değildi.

Yoksul adam, deniz kenarında oltasıyla balık tutuyordu. Deniz pek cömert değildi, kovası boştu.

Oradan geçmekte olan zengin adam seslendi:
-Oltana ben burada iken ne takılırsa, onun ağırlığınca altın vereceğim sana.
Öyle ya oltaya en fazla ne takılabilirdi ki..

Az sonra oltaya bir şey takıldı. İçi boş bir kemik parçasıydı takılan.
Zengin adam:
-Ne yapalım senin de kısmetin buymuş.

Yoksul adamı malikanesine götürdü. Terazinin bir kefesine kemik parçası koyuldu. Diğer tarafa altın koyulmaya başlandı.
Bir altın, iki altın, beş altın..

Diğer kefe yerinden oynamıyordu. Halbuki en fazla iki altın kadar ağırdı kemik.

Bir bilgeye danıştılar durumu. Bilge geldi. Bir avuç toprak istedi. Kefeye toprağı koyduğunda kemik yerinden oynadı.

Şaşkın bakışlara bilge açıkladı:
-Bu kemik açgözlü bir insanın göz çukurudur. Bu kemik parçasını bir vadi altınla tartamazsınız. Ancak bir avuç topraktır bunun dengi.
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

İlgili Kayıtlar
Benzer Kayıtlar
İlginizi Çekebilir