00
Ehl-i Sünnet ekollerinin temel görüşleri nelerdir?

Ehl-i Sünnet ekolleri Allah'ın sıfatlarının olması, iman-amel ilişkisi, imamet, büyük günah, kader gibi konularda temelde ortak görüşlere sahiptir.

Ehl-i Sünnet ekolleri
Ehl-i Sünnet, birçok ekole verilen kapsamlı bir kavramdır. Esasında birçok farklı görüşe sahip fikir grupları (ekoller) Ehl-i Sünnet kavramı içinde yer almıştır. Ehl-i Sünnet,
  • imamet konusunda Şia'dan
  • kader ve insan fiilleri konusunda Kaderiyye'den ve Cebriyye'den
  • büyük günah meselesinde Hariciler'den ayrışmıştır.
Örneğin her ne kadar Eş'arilik ekolünün temel görüşleri ile Maturidilik ekolünün temel görüşleri örtüşse de Maturidilik ve Eş'arilik arasında görüş farklılıkları vardır.

Ortak görüşler
Ehl-i Sünnet'i ortak paydada  toplayan görüşler şunlardır
  • Uluhiyet
    • Allah'ın kendine has sıfatları vardır.
    • Allah ahirette mü'minler tarafından görülecektir.Allah ahirette mü'minler tarafından görülecektir.
  • İman
    • İman ve amel birbirinden farklıdır. Amel imanın bir parçası değildir. Amelleri işlememek insanı imandan çıkartmaz, küfre düşürmez.
    • Ehl-i kıble (Kabe'ye yönelerek namaz kılan bir kimse) tekfir edilemez (kafir sayılamaz).
  • Nübüvvet
    • Allah her topluma peygamber göndermiştir ve Hz. Muhammed bunların sonuncusudur.
    • Kur'an Allah'ın vahyidir ve kıyamete kadar indirildiği gibidir, değişmemiştir, değişmeyecektir.
Ayrıca Ehl-i Sünnet şu üç temel mesele hakkında görüş birliğine sahiptir:
  • imamet
  • büyük günah
  • kader
İmamet
Hilafet tartışmaları etrafında şekillenen imamet meselesi hakkındaki görüşler şöyledir:
  • İmamet, nass (ayetler ve hadisler) ve ittifak (oy birliği, seçim) ile belirlenmelidir. Ehl-i Sünnet, Hariciler ve Mutezile mezhepleri bu görüştedir. Buna göre sırasıyla Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali halife olmuşlardır.
  • İmamet, nass ve tayin ile belirlenmelidir. Şia mezhebi bu görüştedir. Hilafet Hz. Ali ve soyuna aittir. Şia bu görüşü ile Ehl-i Sünnet'ten ayrılmıştır.
Büyük günah
Siyasi anlaşmazlıklar ve iç savaşlar döneminde müslümanlar birbirini öldürmüşlerdir. Kur'an'a göre kasten adam öldürmenin cezasının cehennemdir. Öylese bu kişiler büyük günah (murtekibu'l kebire) işlemişlerdir.

Hariciler'e göre bu kişiler kafir olmuşlardır ve böylece onlara müslüman hukuku uygulanmamalıdır. Mu'tezile'ye göre bu kişiler iman ile küfür arasında bir yerdedir (el-menziletu beyne’l- menzileteyn).

Ehl-i Sünnet'e göre büyük günah işleyenler kafir değildir fakat günahkar müslümanlardır. Cezaları Allah'a kalmıştır. Onlara kafir muamelesi yapılmamalıdır. Bu konuda Ehl-i Sünnet Mürcie ekolü ile aynı görüştedir.

Kader
Kader konusunun İslam dünyasını fırkalara ayıracak şekilde bölmesi Emeviler döneminde olmuştur.

Ehl-i Sünnet'in kader konusundaki ortak görüşü kaderi kabul etmeleridir. İrade sahibi insan, yaptıklarından da sorumludurlar. Fakat ekollerin kaderi anlama biçimleri farklılık göstermiştir. Örneğin şöyle görüşler dile getirilmiştir:
  • kaderi inkar eden kafirdir, fakat günahını Allah'a yükleyen de zalimdir.
  • Allah'ın bilmesi (kader), o şeyin meydana gelmesini zorunlu kılar.
  • Allah'ın bilmesi, o şeyin meydana gelmesini zorunlu kılmaz.
Bu alana not ekleyebilirsiniz.
Başka bir sorunuz mu var?
Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

İlgili Konu
Kelamda Bilgi
İlgili Kayıtlar
Benzer Kayıtlar
İlginizi Çekebilir